Anne sütünün anatomik hikayesi

SHARE
, / 1280 1

Anne sütü her annenin bedeninde kendi çocuğu için kodlanmış özel bir besin. Her damlası altın suyu, her damlası bebeklerimiz için bir yaşam kaynağı. Bu besin kaynağını doğru kullanabilmek, mümkün olan en fazla şekilde faydalanmak için emzirmenin bir mekanizma olduğunu, başlı başına bir anatomik hikaye olduğunu da bilmek gerekir. Böylece anneler emzirme ile ilgili bir sorun yaşadıklarında , sorunun kaynağını ve çözümü kolaylıkla bulabilirler.

Emzirme mekanizması nasıl çalışır ?

Bebekler emmeye başladıklarında annenin göğüs ucundaki kahverengi kısım; “areola ”  sinir uçları vasıtasıyla beyne mesaj gönderir. Bu mesaj da 2 temel hormonu ; Oksitosin ( sevgi hormonu ) ve Prolaktin ( annelik hormonu ) ‘i harekete geçirir. Artan prolaktin anne göğsünde süt doldurmaya başlar, oksitosin ise sütün hücreler içinden geçerek göğüs ucuna inmesine yardım eder.

 

 

Prolaktinin görevi

Süt üretiminden sorumlu esas kahramanımız karşınızda ! Geceleri daha fazla salgılanır, dinlenme lüksü olan annelerde daha yüksek seviyelerde olması tesadüf değildir,. Yumurtlamayı baskılar , her ne kadar bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılması garantili olmasa da, ilk 6 ay kesintisiz emziren annelerde gebe kalma oranı nispeten daha düşüktür.

Oksitosinin  desteği

Oksitosinin fazla olması , annenin bebeğiyle ten ve duygusal temasının artmasıyla gelişir. Bu yüzden emzirme esnasında sakin, sessiz ve baş başa kalınacak bir ortam yaratılması önemlidir. Bu hormon aynı zamanda rahim kaslarını çalıştırır, kaslar kasılır ve rahim küçülmeye başlar. Emzirme süresince rahim kanamaları azalır, git gide rahim doğum öncesi dönemine dönmeye başlar. Bu işleyen mekanizmanın bir diğer adı da oksitosin refleksidir.

Oksitosin refleksi nasıl tetiklenir bilmek  için basit bir iş akışı ister misiniz ?

Annenin emzirmeye olan ilgisi ve inancı + Bebeğiyle geçirdiği huzur dolu anlar + Bebek ile ten ve duygusal temas = Artan Refleks

Emziremeyeceğim, sütüm az kaygısı + günlük stresler + uykusuzluk + yetersiz beslenme + Meme ucu sorunları = Yetersiz Refleks

Durumu toparlarsak ; beyin prolaktin salgılar ve anneye “bebeğe süt lazım ” der, prolaktin bu emre uyar ve süt üretir. Oksitosin üretilen sütün anne memesi kanalıyla süt yapan hücrelerden alır ve sütü dışarı atar. Bebek emdikçe ve süt boşaldıkça bu döngü yeniden başlar. Eğer bebek sık sık bu süreci tekrarlarsa süt yapım miktarı da artar. Dolayısıyla bazı yaygın inanışların aksine anne göğsünün küçük ya da büyük olmasının süt üretimiyle ilgisi yoktur. Yeter ki emzirme mekanizması doğru ve sürekli çalışsın.

Emzirme güzel bir mekanizma ve sağlıklı bir besin kaynağına aracı , ancak çok kolay ve her anne için sorunsuz başlayan, devam eden bir süreç olmayabilir. Çok sık emzirme sonucu oluşan tahrişler, göğüs ucu yaraları, tam boşaltılamayan göğüste biriken sütler annenin emzirme sürecinde karşılaşabileceği sorunlardan bazılarıdır. Bu sorunların çözümünde destek ürünler ve konusunda uzman , güvenilir emzirme danışmanları devreye girer.

Bu destek unsurlarından faydalanmanın anneler için hayat kurtarıcı olduğunu düşünüyoruz. Emzirmeye doğru başlamak kadar sürdürülebilir olması da önemli çünkü. Emzirme sürecinde hangi ürünler lazım olur, kimlere akıl danışayım derseniz önerilerimize göz atabilirsiniz.

Anne sütüyle büyüyen, keyifli, sağlıklı bebeklerin çoğalmasını diliyoruz.

One Comment

Yorum bırak

Your email address will not be published.