Çocuk modası nedir ? Nuuba & theGang anlatıyor

SHARE
, / 1161 0

Anne modası, yeni sezon trendleri, kadın ve erkek modası deyince aklımıza pek çok şey geliyor ama ya çocuk modası ?

Çocuklar anne babalarının seçtikleri ürünlere mahkum mudur, kendi ruhlarını yansıtacak seçenekleri olabilir mi, çocuk modası deyince aklımıza ne geliyor diye düşündük ve bir bilene soralım istedik. Bu hafta bir röportajımız var anlayacağınız  .

Çocuk modasına Nuuba & theGang bakışı

 

Nuuba & The Gang  profesyonel yaşamı sevdiği işi yapmak üzere geride bırakan bir girişimci annenin, Yonca Muslubaş’ın  markası.  Oldukça da başarılı bir reklam kariyerini bırakarak yönelmişsiniz çocuk giyim sektörüne.  Bu markayı kurma kararınızı  belirleyen sebep neydi ?

Pazarlama iletişimi ve reklam sektöründe çok severek çalıştım. Yaratıcı bir endüstride var olmak beni çok besledi. Kariyerimin başlarında bir hayal olarak duran kendi markamı yaratma, kendi vizyonumu hayata geçirme arzusu büyüdü ve çocuklarım olduktan sonra bu hayalin konusu kendini belli etti. Beni yeni bir doğuma hazırladı. Sanırım işimin de etkisiyle özgün tasarıma, estetiğe, yaratıcılığa çok değer veriyorum ve bunu her alanda önemsiyorum. Çocuklarım olduktan sonra, sunulan seçeneklerin çok sınırlı olduğunu gördüm. Çocuklar dünyanın en özgün, en yaratıcı, en özel varlıkları. Neden giysileri öyle olmasın? Aynılığa mecbur kalmamalı çocuklar diye düşünüyorum.

Aynılığa mecbur kalmayı sevmiyorum. Seyahat rotamızı tasarım dillerini çok beğendiğimiz İskandinav ülkelerine çevirmiştik. Helsinki, Stockholm ve Kopenhag gezilerinde çocukların giyimlerine ve tarzlarına bayıldık. Parlak, canlı renkler, güçlü desenler, harika düşünülmüş detaylar ve bir o kadar sade, rafine, dozunda tasarımlar. Çocuklar çocuk gibi. Kıyafetlerinin içerisinde rahat, mutlu ve özgün. Tüm bu kavramlar, duygular, hayaller, istekler bir kapta eridi, yeniden oluştu ve Mayıs 2012’de Nuuba&theGang doğdu. Nuuba çocuklarımızın isimleri ve soyadımızdaki harflerin karışımından türedi. Nuuba bizi, theGang ise arkadaş olduğumuz ve çatımızın altında bir araya getirdiğimiz markaları tanımlıyor.

Öyleyse, bir anne ve bir marka yaratıcısı olarak fikrinizi soralım, Yonca Anne’ye göre en ideal çocuk giyim ürünü nasıl olmalı ?

İdeal bir şeyi tariflemek zor aslında. Benim görüşüme göre, öncelikle içinde kendini ruhen ve bedenen özgür hissetmeli. Giysiler desenleri, renk kullanımları, detaylarıyla yaratıcılıklarını, merak duygularını, estetik algılarını beslemeli. Çocukların saf, hayal gücüyle dolu dünyasına ait olmalı. O günün mood’uyla, giyildiği ortamın havasıyla uyumlu olmalı.

Anneler çocukları için aldıkları giyim ürünleri hem uzun kullanılsın, hem de kaliteli ve ekonomik olsun ister, başka nelere dikkat etmeli ?

Sağlıklı olmasına dikkat etmelerini öneririm. Bu kavramın farkındayız ancak hayatımıza henüz çok sokmadık. Kanserojen, toksik, alerjen maddeler ve boyalarla işlem görmüş giysiler mümkün olduğunca değmesin tenlere. Annelerin, gıda seçerken gösterdiklerine  benzer bir hassasiyet, markaları ve üreticileri de daha etik üretime kanalize edecektir. Uluslararası oekotex sertifikasıyla veya organik materyallerle üretilmiş olmalarını önemsemelerini tavsiye ederim.

Dünyada çocuk modası denince varılan nokta nedir, Türkiye’de biz işin neresindeyiz ? Son trendler hakkında Fikirdenk okuyucuları için neler söyleyebilirsiniz ?

Çocukları bir birey olarak kabul eden, saygı gösteren, onları geleceği yaratacak, şekillendirecek varlıklar olarak gören ve önemseyen ülkelerde çocuk modasının daha ileri gittiğini fark ettim. Bu ülkelerde sadece giyim değil, kitap, oyuncak, oyun alanları, sanat faaliyetleri, müzeler  gibi çocuğa sunulanlar her alanda oldukça ileride. Bir konuyu, kavramı önemserseniz, değerli bulursanız, inanırsanız üzerine daha çok eğilir, daha çok kafa yorar, daha özenir, daha emek harcarsınız. Çocuk giyimi de böyle bir konu. Türkiye’de bu alanda ilerleme potansiyelimiz çok yüksek. Özgün, farkını ortaya koyabilen, özgür ruhlu çocuklar yetiştirmek isteyen anne babaların, harcı alemlikten, aynılıktan öte arayışlar içerisinde olacağına inanıyorum.

 

 

Bizde çok fazla çocuk modasını konuşan da, sözcüsüyüm diye öne çıkan da yok sanki.  Farklılaşmak için bir girişimci ve bir marka olarak neler yapılabilir ?

Modanın giyilebilir sanat olduğunu düşünüyorum ben. Birbirinden yetenekli, yaratıcı insanlar sayısız renk tonu, farklı tarzlarda illüstrasyonları, çeşit çeşit desenleri kullanarak, görsellik ve fonksiyonu bir potada eriterek çocuklar için giyilebilir sanat parçaları oluşturuyorlar. Tasarımlarına hayal güçlerini, ruhlarını, neşe ve umutlarını katıyorlar. Çocuk giyimine bu felsefeyle yaklaşan herkes kendini özgün tarzını ortaya koyabilir. Bu alanda sözcülük yapabilir.

Koleksiyonlarınızı konuşalım biraz da. Nuuba & The Gang ‘de İskandinav kültürünün etkileri görülüyor.  Bu kültür genel olarak soğuk iklimin de etkisiyle sade ve soğuk temaları içerir diye bilinir, oysa koleksiyonlar cıvıl cıvıl, acaba yanlış bir önyargı mı var ?

İskandinav çocuk giyiminde renklerin bu kadar canlı ve cıvıl cıvıl olmasının iki sebebi var bence. Birincisi; çocuklara verdikleri muazzam önem, onları zaman içerisinde çocukların canlı, neşeli, umut ve sevgi dolu dünyasını giysilere de yansıtmaya yöneltmiş. 10-15 yıl öncesine kadar İskandinav ülkelerinde de çocuk giyimi son derece tek düzeymiş. Eğitim sisteminde kaydettikleri ilerleme, çocukların yaratıcılıklarına verdikleri önemin, giyim dahil çocukla ilgili her alana yansıdığını düşünüyorum. Renklerin, desenlerin bu kadar canlı olmasının bir diğer sebebi de güneşe özlem bence.

 

 

Bir koleksiyonu belirleyen, sezon başında bir araya getirdiğiniz seçimleri etkileyen ana felsefe nedir ?

Butik tasarımcıları bir araya getiren fuarları geziyoruz ve buralarda insana ve doğaya saygılı eco-design üretimin, dayanıklı ve kaliteli malzemenin, pratiklik ve rahatlığın, yaratıcı-taze tasarımların izini sürüyoruz. Nuuba&theGang’in özgür, modern, hafif asi, eğlenceli, çocuksu bir başkaldırısı olan markaları seviyoruz. Bu ruha uygun olacağını düşündüğümüz marka ve koleksiyonlarını Gang’imize dahil ediyoruz. Kendi çocuklarımıza alır gibi seçtiğimizi ve çok eğlendiğimizi itiraf etmeliyim.

Bu yılın ilkbahar / yaz sezonu geldi çattı, ana hatlarıyla ,  neler öne çıkıyor ? Bizim gördüğümüz kadarıyla “eğlence” teması hakim, eğlenen ve doğanın renklerini taşıyan ürünler bekliyor çocukları.

Çok doğru bir tespit yapmışsınız. Capcanlı, parlak hatta neon renkler, birbirinden eğlenceli illüstrasyonlar, fotoğraf baskıları, oyun arkadaşlığı yapacak interaktif tasarımlarla bu yaz çok eğlenceli geçecek. Doğa ve spor temalarının ağırlığını hissedeceğiz.

Web sitenizde outlet bölümünü gördük, ana kriter fiyatı düşen ürünler midir ?

Outlet bölümüne bir önceki sezona ait devamı olmayacak, stokta az sayıda kalmış ürünlerimizi koyuyoruz. Bu reyonda %60’a varan indirimler olabiliyor.

Nuuba & The Gang’in ileriye dönelik yeni projeleri var mı ?

Projelerimiz, hayallerimiz öyle çok ki. Ürün gamımızı daha da çeşitlendirmek, çocuklara hitap eden pek çok alanda özgün ve orjinal ürünü ailemize katmak istiyoruz. Amacımız gerçek anlamda bir konsept mağaza olmak. 0-8 yaş grubuyla yola çıkmıştık. Gelen talepler üzerine bu sezon sınırlı sayıda da olsa 14 yaşa kadar genişlettik. Genç çocuklar diye adlandırabileceğimiz 10-16 yaş grubuna daha fazla hitap etmeyi planlıyoruz. Orta vadede Nuuba’nın kendi ürünlerini üretme arzumuz var ve fiziksel bir mağaza açmak hayalimiz olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.

Çok teşekkürler

Biz çok teşekkür ederiz.

———————–

Koleksiyonda birbirinden renkli tasarımlar gördük, hepsi cıvıl cıvıl. Bir anne olarak incelerken mağazalarda hep kahverengi, pembe, kırmızı, mavi, beyaz, gri ve siyah renkler ağırlıklı ürünler görmekten ne kadar sıkıldığımı anımsadım . Böyle canlı renkleri seçerken annelerin de keyif alması, çocuğunu içinde hayal ederek alşveriş yapması büyük avantaj gerçekten. Markayı incelemek isteyenler için adresini paylaşalım :

Nuuba & theGang

Yorum bırak

Your email address will not be published.